Mükemmel Filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mükemmel Filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2017 Salı

Duadan Sonra Savaş: Hacksaw Ridge

Filmin Adı: Savaş Vadisi

Orjinal Adı: Hacksaw Ridge

Yönetmen: Mel Gibson


İrfan'ın Yorumu:  Savaşırım ama adam öldüremem, ancak öldürmeye değil yaşatmaya tutkulu bir düşüncenin adamıyım temalı harika bir savaş (savaş karşıtı) film.

Mel Gibson bu yönetmenliğinde de harika bir iş çıkarmış.

Çok başarılı buldum. Şiddetle tavsiye ederim... Çok harika çıkarımlar var filmde.

Örneğin komutan soruyor askerlere: "Neden savaşa çıkmıyorsunuz, hazır değil misiniz?" Komutan cevap veriyor: Hazırız ama askerin dua etmesini bekliyoruz diyor...

Allah'a inanç, dua, inancın etkisi... Mel iyi iş çıkarmış vesselam...

İMDB Adresi: http://www.imdb.com/title/tt2119532/


Savaş Vadisi (özgün ismiyle: Hacksaw Ridge), İkinci Dünya Savaşı'nda ateşli silah yada savaş aleti taşımayı reddeden barış yanlısı Amerikalı savaş doktoru Desmond Doss hakkındaki, 2016 Amerikan yapımı biyografik savaş filmi.
Filmin yönetmenliğini Mel Gibson yaparken, senaryosunu, Doss hakkındaki önceki bir belgeselden uyarlayarak Andrew Knight ve Robert Schenkkan yazdı. Filmin oyuncu kadrosunda Andrew GarfieldSam WorthingtonTeresa PalmerHugo WeavingRachel Griffiths ve Vince Vaughn yer almaktadır. Film 4 Kasım 2016'da ABD'de gösterime girdi ve genellikle olumlu yorumlar aldı. Amerikan Film Enstitüsü tarafından 2016'nın en iyi 10 filminden biri olarak seçilen film, 74. Altın Küre Ödülleri'nde 3 adaylık elde etti fakat hiçbirini kazanamadı. Ayrıca 70. BAFTA Ödülleri'nde 5 adaylık elde etti.

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Köpekbalığı ve Casusluk mu Dediniz ?: Jason Bourne ve Karanlık Sular

Filmin Adı: Jasen Bourne

http://www.sinemalar.com/film/220986/jason-bourne

Bu filmlerin bütün hepsi gerçekten harika. Burada da oyuncular yine döktürmüş tam anlamı ile... Bu filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Teknoloji, taktik, mücadele vs. Harika diyorum başka da bir şey demiyorum















Filmin Adı: Karanlık Sular

Jaws filmi her zaman klişe olmuştur. Bu filmden sonra insanlar denize gittiklerinde biraz daha dikkatli olmuşlar, köpek balıklarının olmadığı yerlerde dahi tedirginlikleri uzun süre sürmüştür. Bu filmde bir hanım tek başına bir mücadelenin içinde. Gerilimi ve heyecan dozu iyi tutulmuş. Harika bir film ve heyecan içerisinde kalmak istiyorsanız izleyin diyorum...

Bu film tam Serdar'lık diyorum. 15 diyorum başka da bir şey demiyorum...



15 Ocak 2016 Cuma

Keyifle Seyredilebilecek İki Muhteşem Film: The Hateful Eight ve The Revenant

Filmin Adı: The Revenant

Bilgi alınacak site: http://www.sinemalar.com/film/226946/the-revenant

Filmin Özeti: Bir ayının saldırısına uğrayıp ölümcül yaralar alan bir adamın hayatta kalma mücadelesi

İrfan'ın Yorumu:

Tabiat ana, doğanın acımasızlığı gibi saçmalıkları bırakıp olaya daha reel baksalar iş o zaman daha anlaşılır olur. Ama ayı ve saldırı sahnesi açısından bakıldığında gerçekten diken üstünde durabilirsiniz filmi izlerken...

Film eğer oskar alırsa şaşırmayın derim. Hele yakın çekim sahneleri ile sizi o heyecanın içine çekmesi yok mu? Deyme gitsin




Diğer film ise tam anlamı ile keyiflik.

Filmin Adı: Hateful Eight (Kızgın Sekizli) diye çevrilir mi bilmiyorum.

Film Bilgi sitesi: http://www.sinemalar.com/film/224461/the-hateful-eight

İrfan'ın yorumu: Tarantino zevk sahibi birisi. Filmlerinde hep bunu görebiliyorsunuz. Film yönetirken "ben bu filmden nasıl keyif alabilirim" diyerek filmi yönetiyor. O yüzden de siz aynı keyfi alabilirsiniz. Irkçılıkla bu kadar kafa nasıl bulunur diyorsanız (biraz hardlık olsa bile) bakın derim... Oskar endişenize gerek yok, keyif alabilir miyim endişeniz var ise pas geçin derim...



10 Ocak 2016 Pazar

İlkeli Olmak İyidir Sonu Ölüm Bile Olsa: In Bruges

Filmin Adı: In Bruges

İMDB adresi: http://www.imdb.com/title/tt0780536/?ref_=nv_sr_1

Bilgi sitesi: http://www.sinemalar.com/film/3809/in-bruges

Filmin özeti:

Belçika'nın Ortaçağ'dan kalma, en tarihi şehirlerinden biri olan Bruges, dünyanın her yerinden insanlar için bir terminal gibidir. Herkes günün birinde oradan geçer. Ancak tetikçi Ken ve Ray için Bruges belki de bir son durak.
Londra'daki patronları Harry, Ken ve Ray'i Bruges'e bir işi halletmeleri için yollar. Ancak Harry arayana kadar, ikili şehirde bir turist gibi davranacak ve beladan uzak duracaktır. Ancak bela her zamanki gibi yerinde bulmaz ve onları bulur. Patronları aradığında ise, zaten o zamana kadar türlü tuhaf durumlara tanıklık eden ikili, bu kez kendilerini gerçek bir kaosun içinde bulacaklardır.

Bir yorum: 
Prensiplere bağlı kalmak lazım. Sadece şu sözden ve yaşanan olaydan sonrası için bile filme saygı duydum. Bu film izlediğiniz sıradan filmlerden değil. Suç, komedi tarzı çok birlikte işlenmiştir. Ama bu tam benim tarzım. Hafif bir absürd komedi havası var. Ama tam olarak değil. Bir komedi filmi desen değil. Tam anlamıyla bir dram değil. Tam bir salata gibi. Her şeyden var içinde. 

İçinde çok şey var ama bunları öyle güzel ayarlamışlar ki dramatik bir sahne esnasında kahkaha atabiliyor, aslında komik olan bir durumda ciddileşebiliyorsun. Şekilden şekile sokan bir film. Zaten olay örgüsü de en sevdiğim tarzlardan biri. Birbirini takip eden farklı olaylar zinciri. S.ktğim Brugge da Collin Farrell şov izledim. True Detective'in ikinci sezonunu beğenmemiş, eleştirmiş biri olarak, özellikle Farrell'ı yetersiz bulmuştum.

Bundan 7 yıl onca çıkardığı oyunculuk çok çok iyi. Dizideki performası buradakine yaklaşamaz bile. Bir diğer efsane oyunculuk ise birçok filmini izlediğim ama tam manası ile bu filmde keşfettiğim Ralph Fiennes. Özellikle aksanına bayıldım. Ayrıca ağır abi ama aynı zamanda yürekli ve gururlu bir rolle karşımıza çıkmış. Bu ikili çok çok iyiydi. All they are f.cking good. F.ckin Brugge. Yok la Brugge güzel kentmiş sevdim Brugge'u. Tam bir duygusallaşacağım ama o sohbetleriyle güldürüyorlar. Tam bir sohbet filmiydi. Dalıp gittim. İyi seyirler... 7.9/10

İrfan'ın Yorumu:
Öyle ağır aksak başlıyor ama öyle bir sonla bitiyor ki...
Mafya ailesi içerisinde kuralların, ilkelerin ehemmiyetini bir de bu filmle izleyin derim. İlkeli olmak neymiş, kurallara sadık kalmak neymiş, bir çocuk ve hamile kadına karşı yaklaşımlar nasıl olmalıymış bir mafya camiası tarafından bir de burdan bakın derim...

23 Aralık 2015 Çarşamba

Ne Olacak Bu Batı'nın Müslüman Algısı Problemi: Homeland

HOMELAND




Bilgi alınacak siteler:

http://www.imdb.com/title/tt1796960/

Bir Diğer site:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Homeland


Peki Homeland nasıl bir dizi diye soran ilk meraklılara:

http://www.yenicikanlar.com.tr/homeland-nasil-bir-dizi-homeland-konusu-ne-anlatiyor-14747

İrfan'ın Yorumu:

Politik drama ve politik gerilim filmleri kaydadeğer kalitede olursa izlenmeyi hak ettiği gibi günümüz dünyasının duruşunu da sergilemesi açısından önem arzediyor. 11 Eylül travmasını atlatamayan özde Amerika genelde batı dünyası -son Paris saldırıları da bunu gösterdi- bu tür dizilerle batı insanının durumunu, çare arayışlarını, ülkeler arasındaki kirli oyunları, istihbarat dünyasındaki işleyişleri vs. göstermesi açısından bu tür dizi ve filmlerle dikkat çekmeye devam ediyor.
İşte bu dikkat çekici dizi filmlerin belki de en iyilerinden olan Homeland şiddetle tavsiye edilir. 1. sezon'da uzun süre esir olan bir Amerikalı askerin terörist olup olmayacağı şüphesi ve daha sonra da işin içine el-Kaide'nin şu sıralar da İŞİD'in güncel olması sebebi ile günceli takip etme açısından da dikkatle takip edilmesi gereken bir dizi gibi duruyor.

Böyle önemli bir dizi vardı bizim de niye haberimiz olmadı demeyesiniz diye...
Olmaz, olamaz, olabilemez sözlerini işitmeyesiniz diye...



13 Aralık 2015 Pazar

Bıktım Amerikan Dizilerinden, Bana Avrupa Dizisi Lazım: Broen

Dizi Film Adı: Broen


Yapım ülkesi: İsveç-Danimarka

IMDB adresi: http://www.imdb.com/title/tt1733785/?ref_=nv_sr_1

Bilgi sitelerinden birisi: http://www.turkcealtyazi.org/mov/1733785/bron-broen.html

Diğer bir bilgi sitesi: http://www.beyazperde.com/diziler/dizi-11138/



Bir yorumcudan alıntı:

"Bilindik adıyla The Bridge (Köprü) dizisi, 2013 sonbaharında yeniden bizimle olacak olsa bile merkezindeki olayı ilk sezon sonunda sonuca erdiren bir yapım. Hem de anlatılmaz yaşanır dediğimiz türden, olağanüstü bir sonla... Dizi, sahip olduğu atmosfer bakımından kıyaslandığı The Killing ile de benzerlik göstermekte. Oyunculukların da aynı şekilde ondan aşağı kalır yanı yok. Davada 10 bölüm boyunca karşımıza çıkanlar, işlenen halk sorunları, bunların işlenme yöntemi ve yan hikayeler derken bölümlerin nasıl geçtiği neredeyse anlaşılmıyor bile... Aslında Broen, ilk sezonunun finali için bile izlenebilecek türden bir dizi... Sonuçta, 10 bölümlük bu mini şaheser, konusu hoşuna giden herkese şiddetle tavsiye edilir."

Başka bir yorumcudan alıntı:
şansalcım ben diziyi beğendim. doğrusunu istersen, adam gibi polisiye kıtlığı çektiğimiz şu dönemde ilaç gibi geldi. dingil amerikanların "hey johnson, kurbanın tırnak arasında katilin taşak kılını bulduk. dna sonucu bi 5 dakkaya elimizde olur." tarzı olay çözmelerinden artık tiksinmişken, bi nebze olsun yeniden zeki hissettirdi. bu dizide hakkaten soruşturma yapılıyor. her şey araştırılıyor. sonu çıkmaz sokak olsa da her ihtimâl göz önünde bulunduruluyor. bu da olaya hakiki bir vaka havası veriyor. dizide bayağı fazla karakter var. öyle ki, bazen "bu niye var? hadi bu adamı anladık; bu kadın niye var?" diye sorabiliyorsun. fakat, nihayetinde herkesin soruşturmayla ilgisi ya da ilgisizliği dedektiflerimizi bi şekilde bir adım ileri götürüyor

İrfan'ın Yorumu:

İlk sezon harika, ikinci sezon müthiş, üçüncü sezon pasif...

Avrupa'ya bakışınız mı lazım, buyrun izleyin
Avrupa'da insanların aile hayatları ile ilgili son durumu mu görmek istersiniz. Buyrun izleyin
Dünyevi hayat standartları çok ileri boyutta ama bir şeyler eksik ama ne mi diyorsunuz: Buyrun izleyin
Bir dizi filmden çok daha fazlasını bulabileceğiniz enfes bir eleştirel maceraya mı hazırlanmak istiyorsunuz: Buyrun izleyin.

9 Aralık 2015 Çarşamba

Bu Takım İyi İş Çıkarmış: Kardeşler Takımı

Dizi Filmin Adı: Kardeşler Takımı

Orjinal Adı: Band of Brothers



Kardeşler Takımı, tarihçi ve biyografçı Stephen Ambrose tarafından yazılan aynı adlı romanından uyarlanan, II. Dünya Savaşıtemalı, 10 bölümlük televizyon dizisi serisidir. Ortak yapımcılığını, Akademi Ödüllü Er Ryan'ı Kurtarmak filminde beraber çalışanSteven Spielberg ve Tom Hanks üstlenmiştir. 2001 yapımı Kardeşler Takımı hala Dünya'nın birçok yerinde TV kanallarında yayınlanmaktadır.
Dizi, II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusunun 506.Alay'ın 101.Hava Gücüne bağlı Easy Bölüğü askerlerinin yaşadıkları tecrübeler esas alınarak kurgulanmıştır. Dizi, öncelikle askerlerin temel eğitim aldığı Georgia'daki Toccoa kampından başlamıştır. Devamında ise Normandiya ÇıkarmasıMarket Garden Harekâtı ve Bastogne Savaşı ve Berghof'taki Hitler'in kalesinin ele geçirilmesi sahnelenmiştir.
Dizideki olaylar Ambrose'nin Easy Bölüğü'nden hayatta olanlar ile gerçekleştirdiği bire bir röportajlar ile şekillendirilmiştir. Ayrıca savaş sonrası hayatta kalmayı başaran askerlerin yazdıkları kitaplardan da yararlanılmıştır.

Daha fazla bilgiye aşağıdaki internet adreslerinden ulaşabilirsiniz:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Karde%C5%9Fler_Tak%C4%B1m%C4%B1
ve
http://www.imdb.com/title/tt0185906/?ref_=nv_sr_1

İrfan'ın Yorumu: 
İkinci Dünya Savaşı ile ilgili filmler ve dizifilmler her zaman ilgimi çekmiş ve dikkatle izlemeye, anlamaya, dersler çıkarmaya gayret etmişimdir. Bir önce izlediğim film ile bir bütünlük arzetmesi açısından ilginç notlar almışım. Bunları sizle paylaşabilirim.
1. Bu dizi filmi izlediğinizde özellikle birinci bölümde savaşa  hazırlanan bir paraşüt birliğinin nasıl zor ve etkili eğitimini görüyorsunuz. Şu bir gerçek ki eğitimde ter dökmeyen savaşta kan döker mantığını burada görebiliyorsunuz. Fakat savaş bu. Ne kadar ter dökerseniz dökün bombalar saklandığınız çukuru dahi bulabiliyor. Ama eğitime gereken önemi vermezseniz hayatta kalmanız ve mücadeleyi kazanmanız ... İşte bu problem
2. Diziyi izlediğinizde birliğin kendi içindeki dayanışması ve kardeşlik ruhu ile hareket ettiğini görüyor ve savaşta bunun nasıl olduğunu ibretle izliyorsunuz.
3. Ve savaş... Şu an Suriye'de olanları Suriye'ye gitmeyi düşünmeden anlamak isteyenler için de bu dizi bayağı doyurucu nitelikte. 
4. Muhakkak izlenmesi gereken ve daha birçok ibretlerin çıkartılıp faydalanılabilecek bir dizi diyorum.

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Ölüm ve Ötesi mi dedin: Afterwards

Filmin Adı. Afterwards


Film Guillaume Musso'nun Et Apres adlı romanından alınmış. Roman Dilimize Doğan Kitap'tan "Ya Sonra" adıyla çevrilmiş.
Nathan 1972 yılında 8 yaşında iken göle düşen kız arkadaşına yardım çağırmaya giderken otomobil çarpar ve ölüm ile yaşam arasında kalır. Tercih kendisine bırakılır, ölümün ışıklı tünelinden geçip yaşamı seçer.Kendisi haberi olmasada artık seçilmiş kişidir. Ölüme yakın insanların etrafında görevi vardır. Yıllar sonra New york'ta genç bir avukat olunca kendisi gibi seçilmiş kişi Dr.Kay'ın hastası olur. Dr. Kay'da görevlendirilmiş bir kişidir, ölüme yakın insanların etrafında onları ölüme hazırlamaktadır. Nathan gerçeği ondan, yakınında, eski arkadaşlarında ailesinde bir çok ölüme tanık olarak acı şekilde öğrenecektir

Yönetmen Gilles Bourdos
Senaryo 
Müzik Alexandre Desplat 
Görüntü Yönetmeni Pin Bing Lee 
Eser  Süre 107 dk Tür Dram Ülke Kanada Almanya Fransa - 


İrfan'ın yorumu: Ecel geldiğinde bir dakika sonrasına da ertelenmez bir dakika öncesine de alınmaz. Ölüm ile ilgili fantastik bir deneme olmasına rağmen içerdiği sorular ve ölüm saatinin bilinebilir olması durumundaki panik izlenmeye değer... 

Ölüm ile ilgili sorular ve sorgulamalar açısından dikkatle izlenmesini tavsiye ederim... 

14 Haziran 2015 Pazar

Dinazorlardan Geçilmiyor: Jurassic World

Filmin Adı: Jurassic World

Orjinal Adı: Jurassic World

Bilgi Sitesi: http://www.sinemalar.com/film/178996/jurassic-world


John Hammond'ın başarısızlıkla sonuçlanan Jurassic Park denemesinin üzerinden tam 22 yıl geçmiştir. Nublar Adası'nda bu kez tam kapasiteyle çalışan, Hammond'ın hayal ettiği gibi bir dinozor tema parkı Jurassic World adıyla kurulmuştur. Ancak kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçen parkta müşteri sayısı günden güne azalmaktadır. Parkı işleten şirketin hedeflerini tutturabilmesi için parkta yenilikler yapılır, yeni bir dinozor türü yaratılır. Ne var ki bu yeni tür, adayı ve adadakileri felakete sürükleyebilecek sonuçlar doğuracaktır.

İrfan'ın Yorumu:
Gerçekten ama gerçekten pes yani. Kardeşim amma çok meraklısınız dinazorlarla yaşamaya. Gerek yok ki. Bizim ülkemizde zaten yeterince var. Biraz gözünüzü açsanız oscarlık dinazorlar bile görebilirsiniz. 
Neyse biz gelelim filme: Şu bir gerçek ki Steven Spielberg bu işi iyi beceriyor. Heceyan var, tedirginlik var, müthiş manzaralar ve gerilim mükemmel. Ama size bir şey söyleyeyim mi. Sadece küçük oyuncuTy Simkins için bile izlenir. Çocuk mükemmel bir oyunculuk gerçekleştirmiş. Resmen hakkını vermiş. 
Ailece izleyip eğlenebilir ve müthiş bir keyif alabilirsiniz. Çocuğunuz bayağı heyecanlanacaktır. Gece giderseniz sabaha kadar uyur mu garanti veremem... He he... 

11 Haziran 2015 Perşembe

Abi Bana Deprem Deme N'olur: San Andreas Fayı

Filmin Adı: San Andreas Fayı

Orjinal Adı: San Andreas

Film Bilgi Sitesi: http://www.sinemalar.com/film/223912/san-andreas




Yönetmen
Allan Loeb ,  Andre Fabrizio
,  

Film, Kaliforniya'da yaşanan deprem felaketinden sonra, helikopter pilotu olan Ray (Dwayne Johnson) ve eski eşi Emma'nın (Carla Gugino) kızları Blake'i (Alexandra Daddario) kurtarmak için Los Angeles'tan ayrılıp San Francisco'ya gitmeye çalıştığı sırada yaşayacağı olayları konu alıyor

İrfan'ın Yorumu:
Bu filmi mutlaka üç boyutlu olarak ve iyi bir ses ve görüntü sistemi olan sinemada izlemeniz lazım. Mall Of İstanbul sinemaları bu konuda tavsiye edilebilir. Oldum olası felaket filmlerini sevmişimdir. Ama şu ana kadar izlediğim felaket filmleri içerisinde görüntü ve ses olarak mükemmel olmuş diyebilirim. Oyunculuklar o kadar kaliteli olmasa da deprem ve etkileri, binaların yıkılışı, tsunami, ve diğer enstantaneler... Harika yapmışlar resmen. Mutlaka izlenmesi gerekir kanaatindeyim. Deprem ve etkisini binalar ve yapılar yönünden etkileri filmde öne çıkmış. İnsan kayıpları ve acıyı daha arka plana itmişler. Bana göre iyi de etmişler... 
İzleyin ve deprem duygusunu yaşayın derim. 

Hainim, Hainsin, Hain: Yeme Beni, Yerim Seni, Ye beni: TRAITOR

Filmin Adı: Hain

Orjinal Adı: Traitor

Film Bilgi Sitesi: http://www.sinemalar.com/film/10301/hain


Filmin Özeti:

FBI ajanı Roy Clayton yeni bir araştırma davasına bakarken tehlikeli bir komplo teorisi ile karşılaşır. Bunun ardından araştırmalarını kuvvetlendiren Clayton, olayın arkasında eski Amerikan Özel Operasyon biriminin başı olan Samir Horn'un olduğundan şüphelenir.

İrfan'ın Yorumu: 11 Eylül'den sonra çok şey değişti. Artık düşman algısı Kominizmden İslam'a evrildi ve batı dünyasında özelde Amerika'da "terör" saldırılarının önlenmesine yönelik mücadeleler, yeni "vatanseverlik" kanunları gırla gitti.

Savaşı uzak düşman bölgesine yayma stratejisi hem el-Kaide ve türevleri örgütler için hem de Amerika için aynı şiddetle devam etti, ediyor... 

Nefes almadan izleyeceğiniz enfes bir macera filmi mi izlemek istiyorsunuz. Kaçırmayın derim...


8 Haziran 2015 Pazartesi

Beni Küçük Görme: The Salvation

Filmin Adı: İntikam

Orjinal Adı: The Salvation

Film ile ilgili bilgi sitesi:

http://www.sinemalar.com/film/220809/the-salvation



Filmin Konusu: 
1870'li yılların Amerikasında ailesini öldürülen bir işçi intikamını alır, ancak öldürdüğü insan o zamanın en büyük çetelerinden birisinin kardeşidir. 

İrfan'ın Yorumu: Harika. Tek kelime ile harika. Uzun zamandır izlediğim mükemmel bir western filmi. Clint'in Affedilmeyen filminden sonra yine harika bir intikam filmi. Şu an itibari ile sinemalarda oynamasa bile isteyenler bu filmi bulup izleyebilirler. Taktiklerini de söyletmeyin bana (torrent). 
Bir adam, onu ziyarete gelen karısı ve oğlu ve sonrası tam anlamıyla kabus... İntikam... İntikam... İntikam...

Keyifle izleyeceğiniz bir kovboy filmi. Kaçırmayın derim...Mads harika oynuyor burda da. Siz bir de onu Hannibal'de izleyin.  

22 Nisan 2015 Çarşamba

Paralel Paralel Dediniz. Al Sana Paralel Film: Paralel Evren

Filmin Adı: Paralel Evren

Orjinal Adı: Coherence

Film ile ilgili siteler:


http://www.imdb.com/title/tt2866360/

http://www.sinemalar.com/film/226306/paralel-evren


Konusu:

Coherence (film)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Coherence
Cinsisinema filmi
Çıkış tarih(ler)i2013
ÜlkeABD
Dilİngilizce
CoherenceABD yapımı bilim-kurgu ve gerilim filmi. Coherence sözcüğü "bütünleşme" anlamına gelir ve paralel evrenlerin birbiri üzerine çökerek birleşmesi kavramına atıfta bulunur. Türkiye'de vizyona girmeyen Film Türkçede Paralel Evren olarak da bilinir. Yönetmen James Ward Byrkit'in ilk uzun metrajlı sinema filmidir. Başrolünde Emily Baldoni'nin bulunduğu film düşük bir bütçeyle, set ekibi kullanılmadan ve doğaçlama şeklinde çekilmiştir. Eleştirmenlerden genellikle olumlu not alan filmin Rotten Tomatoessitesindeki skoru %85'tir.[1]

Konusu[değiştir | kaynağı değiştir]

Emily ve sevgilisi Kevin, arkadaşları Mike'in evine akşam misafirliğine gider. Yemek masasında toplam sekiz kişi vardır. Kevin'in eski sevgilisi Laurie de aynı partidedir ve ortamı gerecek davranışlar sergiler. Aynı esnada bir kuyruklu yıldız dünyanın çok yakınından geçmektedir ve olağanüstü olaylar gerçekleşmeye başlar.
Tüm mahallede elektrik, telefon ve internet kesilince, zifiri karanlıkta, uzakta ışıkları yanan bir eve gitmeye karar verirler. Uzaktaki eve ulaştıklarında yeniden Mike'ın evine geldiklerini anlarlar.
Film arkaplanda kuantum fiziğinin çokluevren kavramını işler ve filmde sık sık Schrödinger'in kedisi referansları verilir. Aynı zamanda kadın erkek ilişkilerini konu alan birdramadır.

Bir yorum: 
Kuantum fiziği, olasılık ve paralel evrenler gibi konulara az da olsa ilginiz varsa bu film izlenecekler listenizde en ön sıralarda saf tutmalı. Kısaca paralel evreni de tanımlayacak olursak eğer, bir para havaya atıldığında evren ikiye bölünür. Bir tane evrende o para yazı gelmiştir diğerinde de tura. Böylelikle iki ayrı paralel evren oluşur ve her yeni bir olasılık için yeni bir evren oluşur ve böylelikle bildiğimiz evren devamlı genişler. Sabit değildir paralel evrenler devamlı oluşur durur tıpkı filmdeki gibi binlerce olasılığa varıncaya kadar. Her şey masumane bir dost meclisinde masumane bir yemekle başlar ama o akşam masum olmayan tek bir şey vardır; o da dünyanın yakınından geçen kuyruklu bir yıldız. Filmde bahsi geçen TUNGUSKA'DA "KUYRUKLU YILDIZ" olayı da doğrudur. Merak edenler google amcadan araştırabilirler. Filmin başında ki girizgah bölümünde boş muhabbetler ve sanki 1. tekil şahısın gözünden oradasınız hissi uyandıran kameramanın yakın çekimleri ve kamerayı sallaması sizi filme biraz geç ısınıdırabilir. Elektriklerin kesilmesi ve sokakta ışıkları yanan esrarengiz bir evin görülmesiyle de start verilmiş olur. Filmin 5. vitese taktığı nokta da ''kapıya gelen bir adam ve kapıya bırakılan not''kısmıdır. O sahneden sonra film son sürat akmaya devam ediyor. Ben kuantum fizik, olasılık, evren ve paralel evrenle hobi olarak ilgilendiğim için filmde bahsi geçen ''Schrödinger'in kedisi'' gibi terimlere yabancı değilim ama filmden tam anlamıyla tat alabilmek için paralel evren kavramını az çok duymuş olmanız gerekiyor. Hoş yönetmen işin bilim kısmını yeterli seviyede tutarak neredeyse her karaktere yaşadıkları durumun ne olduğunu ve neden kaynaklandığını lise de ders anlatır gibi anlattırıyor. Film hem bilimkurgu hem de çok yüksek dozda gerilim içeriyor. Aynı durumda ben ve biz olsaydık ne yapardık sorusunu size sordurtuyor çünkü az öncede belirttiğim gibi paralel evrenler arasında binlerce olasılık bulunmakta. Eğer siz ying'seniz içinizdeki yang'ınız olan kötü tarafla karşılaşmanız mümkün. Olaydan bihaber olan ve sabaha kadar şaraplarla koyu muhabbete devam eden ''senle'' karşılaşman mümkün. Seni öldürmek isteyen senle karşılaşman mümkün. Bundan sonrasına ---spoiler diyelim--- Filmi izleyenler anlayacaktır ama gecenin başından beri filmdeki karakterler içten içe birbirlerine garezleri var gibi duruyordu. Filmdeki sarışın kadının da kendi olmadığı evi değil de mutlu olduğu yere dalması da insan karakterinin net özeti. Em ile Mike konuştuğu sahnede karanlık yoldan geçenler sanki bir rulet tekerleğinden geçmiş gibi rastgele bir gerçekliğe yani eve götürülüyor. Bu yüzden karanlık yoldan geçenlerin tekrar aynı evrene (eski evine) gelme ihtimali çok düşük. Hatta elemanlardan biri bunu hesaplıyor tekrar aynı yere gelme olasığı: 5038848 Yani evden bir kere çıktın mı bir daha aynı eve gelemezsin ilk çıkanlar ve geri gelenler aynı değildi. Bunu bildiği halde Em bir olasılık bütün evleri geziyor fakat hiçbirinde kendi evini bulamayacağını anlıyor ve aradığı evi değilde kendisinin yerinde olan kişinin mutlu olduğu yere dalıyor. Sabah uyandığında (kuyruklu yıldız geçtiğinde) aynı evde aynı kişiden iki kişi var yani tek paralelde sıkışmışlar. ---spoiler--- Filmde karakterlerin varyasyonları artınca sizde o girdapta boğuluyorsunuz ve filmdeki karakterler gibi birbirinize olan güveniniz sıfıra inerek gerilim hat safhaya çıkıyor. İşte bu tarz filmlere ''mind fuck'' yani beyin yakan filmler deniliyor. 

İrfanın Yorumu:
Harika bir beyin fırtınası izlemek ister misiniz? Muhakkak ama muhakkak izleyin. Şaşkınlık diz boyu...

2 Mart 2015 Pazartesi

Benim Hayatım Senin Hayatın: Boş Ev

Filmin Adı: Boş Ev

Orjinal Adı:Bin Jip / 3 İron

Film ile ilgili bakılabilir bir site:

http://www.sinemalar.com/film/1038/bos-ev

2004 - GüneyKore ,  Japonya
Dram ,  Romantik ,  Suç
88 Dak.
Kim Ki-duk

Konusu:

Kendine ait bir hayatı olmayan, diğer insanların yaşamına kendi yöntemleri ile ortak olan bir adam... Ve yardıma ihtiyacı olan genç ve güzel bir kadın... Tatile giden insanların evlerini kullanarak yaşayan ve karşılığını kendince bozulmuş ev aletlerini onararak ödeyen tuhaf bir adamın hikayesi... Yine böyle bir misafirliği sırasında evde yalnız olmadığını fark eder. Evde kocası tarafından işkence gören genç bir kadınla karşılaşan adam oldukça şaşkındır. İlk başta birbirlerinden çok farklı görünen bu iki insan giderek yakınlaşır ve aralarında sıradışı bir ilişki başlar.

Bir yorum:

film o kadar zekice ilerliyor ve bunu hiç seyirciye çaktırmadan yapıyor ki,hayran olmadan edemiyorsunuz.bu adam, bu kadar eve giriyor,nasıl yakalanmıyor?diyorsunuz.yakalanıyorlar ve duruma inanıyorsunuz.çamaşır makinesi icat edilmemiş mi? diye düşünüyorsunuz.adamın zevki ve borç ödeme yöntemi olduğunu anlıyorsunuz,yine inanıyorsunuz...gireceği evlere önceden broşür koyup,evde insan olup olmadığını anlama,oldukça iyi bir düşünceydi.bu şekilde,akla takılan bütün soruları da ağır ağır cevaplıyor film...adam,kadının moralini düzeltmeye çalışıyor.kazara bir ölümle kadın,adama teselli veriyor bu sefer.bu ve bunun gibi sahnelerle ise,birbirlerinin duygularının yerine geçişlerini seyrediyoruz.kadının adam yokken,onunla geçtiği evlerin hepsinden geçmesi,öpüştükleri yerde uyuması ve o,çamaşırları elinde yıkıyor diye,kadının da öyle yapmaya başlaması,etkileyici anlardandı...kadın konuşmuyor,konuşmuyor,finalde öyle bir yerde konuşuyor ki... tüm suskunluğunun karşılığını veriyor seyirciye.ve sonra afişteki resim geliyor gözlerimizin önüne.ne kadar anlamlı,duygu yüklü bir karedir o...sonrasında da aşıkların ayaklarına dönüyor kamera.tek baskülde,tek beden olmuşlar...arap müziğinin güzelliğiyle de,filmin artan etkisi,bize bir şölen sunuyor böylelikle...kim ki duk'un izlediğim ilk filmi...gerisi de kısa zaman içerisinde gelecektir kendi adıma.sessizliğin anlamına şahit olmanız adına kaçırmamanız gereken bir yapım

İrfan'ın Yorumu:

Holywood filmlerini izleyip de dünya sinemasına gözlerini kapadıysanız, ilk açacağınız ülkelerden birisidir Güney Kore sineması. Burada da öyle bir yetenek var ki, iki filmini izledim şu ana kadar, diyalog olmadan görüntülerle, doğal güzelliklerle ve diyalog dışındaki bütün unsurları çok iyi kullanarak yöneten Kim Ki Duk. Bu yönetmen hem çok yetenekli, hem konulara çok hakim, hem de seyirciyi nerde ne zaman vuracağını da iyi biliyor.
Çok güzel bir film... Kaçırmayın derim...